17 Oca 2017

HER YÖNÜYLE KÖRLÜK

/

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şansal Gedik 7-14 Ocak Beyaz Baston Körler Haftası ile ilgili bir açıklama yaptı.

Prof. Dr. Şansal Gedik açıklamasında şunları söyledi; Görme düzeyinin 0.05’den az ve/veya merkezi görme alanının 10 derecenin altında bulunması Dünya Sağlık Örgütü tanımlarına göre ‘Körlük’ olarak belirtilmiştir.

Dünyada körlük nedenleri arasında en sık sebep katarakt olarak karşımıza çıkmaktadır. 21. Yüzyılda özellikle Afrika ülkelerinde, Hindistan ve hatta Çin’de katarakt sebepli körlüklerin halen görülmesi üzüntü vericidir. Bunun yanı sıra, glokom (göz tansiyonu yüksekliği), yaşa bağlı makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı), Diyabet (şeker hastalığı) ve enfeksiyonlara bağlı körlükler de sırasıyla yer almaktadır. Tüm körlüklerin yaklaşık %4-5’ini çocukluk çağı körlükleri oluşturmaktadır. 2020 yılında dünya genelinde yaklaşık 76 milyon insanın (Türkiye nüfusuyla kıyaslanabilir bir sayı) körlük ve yarattığı sıkıntılarla mücadele edeceğini tahmin etmekteyiz.

Körlük ile ilgili yapılan çalışmalarda, yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum ve yaşanılan bölgenin çevresel faktörlerinin etkili olduğu gösterilmiştir. 50 yaş üzerinde artan körlük, bayan cinsiyette daha fazla görülmektedir. Olguların çoğunluğu az gelişmiş ve hatta gelişmekte olan ülkelerde görülmekte, bu bağlamda körlükte ilk sırayı Afrika ülkeleri almaktadır.

TC Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan rapora göre Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre ülkemizde yaklaşık 400.000 görme engelli vatandaşımız bulunmaktadır.

Ülkemizde önlenebilir körlüğün başlıca sebepleri arasında katarakt bulunmaktadır. Ülkemiz, katarakt hastalığının tanısı ve modern tedavisi açısından Avrupa Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri ile yarışmakta, modern cerrahi prensiplerin ve güncel cerrahi aletlerin de anında ülkemizde uygulanmasıyla, adı geçen ülkelerin de örnek aldığı bir pozisyonda bulunmaktadır.

Önlenebilir körlükler arasında bulunan göz tansiyonu hastalığı, özellikle 40 yaş üzerinde görülme sıklığının artmasından dolayı mutlaka rutin taramalar ile tanınmalı ve özellikle ciddi görme ve görme alanı kaybı yapmadan önce tıbbi tedaviler, yanıt vermeyen hastalarda ise lazer ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir. Modern ve etkili ve yan etkisi azalmış ilaç formülasyonlarının gelişmesiyle glokom hastalığının etkin tedavisi sağlanmış ve cerrahi gerektiren hasta sayısı azalmıştır.

Katarakt ve glokomdan sonra körlüklerin en önemli sebebi olan ve özellikle gelişmiş ülkelerde daha sık görülen, görülme sıklığı insan ömrünün giderek artmasından dolayı artış gösteren hastalık Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu’dur. Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak adlandırılan bu hastalıkta da son yıllarda çok ciddi gelişmeler olmuş, eskiden tedavi edilemeyen olgular artık göz içi enjeksiyonlar ile tedavi edilebilir, durdurulabilir hale gelmiştir. Yine hastalığın gelişiminde beslenme (Akdeniz mutfağından beslenme görülme sıklığını azaltmaktadır), güneş ışınlarının zararlı etkilerinin anlaşılması (Güneş gözlüğü kullanımı önemlidir) ve sigara kullanımı gibi zararlı alışkanlıkların da hastalık gelişindeki etkisinin bilinmesi hastalığın gelişiminin önüne geçilmesi açısından önem arz etmektedir.

Ülkemizde son yıllarda yaşam şekillerindeki değişim, hareketsiz yaşam tarzının artması, beslenme alışkanlıklarının değişmesi (fast food tüketimi artmaktadır), obezite ve eşlik eden hastalık olan diyabetin görülme sıklığını arttırmıştır. Diyabet göz ağ tabakasında yeni ve kırılgan damar oluşturarak, göz içerisinde ödem ve kanamalar oluşturmakta, erken tanı ve tedavi yapılmaz ise körlükle sonuçlanmaktadır. Yine son yıllarda Diyabete bağlı göz hasarlarında da yeni lazer ve göz içi enjeksiyon yöntemleri bulunmuş olup, ülkemizde de bu tedavi yöntemleri başarıyla uygulanmıştır.

Çocukluk çağı körlüklerinin önlenmesi için özellikle yeni doğanların rutin göz taramalarından geçirilmesi ve her bebeğin olası katarakt, göz tembelliği, şaşılık, prematüre doğuma bağlı ağ tabaka problemleri ve benzeri görme azlığı yapacak ve zamana karşı yarışılacak hastalıkların tanı ve tedavisi açısından uzman göz hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Çocuklarda ortaya çıkan görme azlıklarındaki en önemli problem, tedavinin zamanlamasının çok önemli olması, uygun zamanın kaçırıldığı bebeklerde uygun tedavi başarılı bir şekilde yapılsa bile fonksiyonel sonuçların kötü olabileceğidir.

Son yıllarda tüm dünyada körlüklerin hastanemizde de başarıyla uygulanan ‘Az Görenler Yardım Cihazları’ ve bazı protezlerle tedavi edilmesi heyecan vericidir. Teleskopik gözlükler, prizmatik büyüteçler, el büyüteçleri ve okuma aparatları gibi cihazlar körlük sınırının üzerindeki az gören uygun hastalarda başarıyla uygulanmaktadır. Yine körlük gurubuna giren hastalarda göz içi implantları da özel seçilmiş uygun hastalarda denenmekte ve ilk sonuçlar yüz güldürmektedir.